TR
BAĞIŞ YAP
TÜRK LİRASI

Kefaret Orucu Nedir, Kaç Gün Tutulur, Nasıl Niyet Edilir?

Kefaret orucu kaç gün tutulur, nasıl niyet edilir, kimler tutmalıdır? Kefaret orucu ile ilgili tüm soruların cevaplarını bu rehberde bulabilirsiniz!

Kefaret orucu, başlanan bir Ramazan orucunu meşru bir mazeret olmaksızın bilerek bozan bir kimsenin gücü yetmesi hâlinde peş peşe iki kamerî ay veya 60 gün kefaret orucu tutması demektir. Peki, oruç kefareti nedir?, Ramazan orucu kaza niyeti nasıl yapılır? Kefaret orucu nasıl tutulur?

Ramazan Orucunu Bozanlar İçin Kefaret Orucu Rehberi

Oruç, ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından (fecr-i sâdık), güneş batıncaya kadar, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. Kefaret orucu, bir kişinin kasıtlı olarak orucunu bozduğu durumlarda tutması gereken bir tür tazminat (ceza) orucudur. İslam dini, oruç tutma ibadetini belirli günlerde ve belirli şartlarda gerçekleştirmeyi emreder. Ancak bir kişi, orucunu kasıtlı olarak bozarsa, bu durumu düzeltmek veya kendi hatasından dolayı günahlarını kefaretle temizlemek amacıyla kefaret orucunu tutar. Oruç kefareti nedir? diye baktığımızda kefaret orucu, orucu bozan eylemin niteliğine göre belirlenir ve bu oruç genellikle belli bir süre boyunca tutulur. Örneğin, bir kişi ramazan orucunu kasıtlı olarak yemek veya içmek suretiyle bozarsa, bu kişi için kefaret olarak 60 gün boyunca oruç tutma zorunluluğu doğar. Böylece tutmadığın orucun kefareti ödenmiş olur. Oruçta kefaret gerektiren durumlar belirlenmiştir.

Kefaret Orucu Nedir?

Kefaret orucu, bir kişinin kasıtlı olarak Ramazan orucunu bozduğu durumlar için belirli bir süre boyunca oruç tutma zorunluluğunu ifade eder. Kefaret orucu nedir diye detaylı incelediğimizde, İslamiyette Ramazan ayında oruç tutma ibadeti farz kılınmıştır, ancak bazı durumlarda kişi orucunu kasıtlı olarak bozarsa, bu hatasını telafi etmek amacıyla kefaret orucu tutması gerekir. Orucu kasten, yani mazereti olmadığı hâlde bilerek bozmak, Ramazan’ın hürmetine saygısızlıktır ve büyük günahtır. Hz. Peygamber (S.A.V), orucunu bu şekilde bozanların kefaret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir.

Kefaret Orucu Hangi Durumlarda Gerekir?

Oruçlunun söz konusu yasak fiillerden uzak durması anlamındaki imsak teriminin ihlal edilmesiyle oruç bozulur. Başlanan Ramazan orucu içinde şu hallerde bulunulması sebebiyle bozulmasından dolayı hem kaza hem de kefâret gerekir. Cinsel ilişkide bulunmak. Oruçlu iken cinsel ilişkide bulunmak her iki taraf için de kaza ve kefareti gerektirir. Meşru bir mazeret bulunmaksızın, gıda veya gıda hükmünde olan ya da yenilip içilmesi mutat bir şeyi bilerek yemek ve içmek Hanefîler'e göre kaza ve kefâreti gerektirir.

Kefaret Orucu Nasıl Tutulur?

Kefaret orucu tutmak, kişinin kasıtlı olarak Ramazan orucunu bozduğu bir durumu telafi etmek amacıyla yapılır. Böylece kişi orucun kefareti niyetiyle bilerek bozduğu orucun borcunu öder. Kefaret orucu ile kaza orucunu birbirine karıştırmamak lazım. Tutulamayan oruçlar aynı sayıca kaza edilerek tutulur. Mazeretsiz oruç tutmamak kefaret orucu tutmak değildir. Yani bir kişi 10 yıl boyunca Ramazan aylarında oruç tutmadıysa 10x30: 300 gün oruç tutmalıdır. Sağlığının el vermediği dönemlere (yaşlılık, kalıcı hastalık) denk gelirse her gün için bir oruç fidyesi vermelidir. Ama kefaret kasten, bilerek bozulan bir oruç yerine 60 gün oruç tutulmasıdır. Kefaret orucu, Ramazan orucu, kaza veya nafile orucu gibi imsak vakti öncesinde sahura kalkılır. Yeme-içme sonrası niyet edilir ve oruç başlar. Akşam ezanıyla birlikte oruç açılır.

kefaret-oruç-iddef

Kefaret Orucunun Niyeti

Her ibadette olduğu gibi, kefaret orucunu tutarken de niyet etmek önemlidir. Kişi, orucunu sadece Allah'a kulluk niyetiyle tutmalıdır. Kefaret orucunu tutmaya karar vermeden önce, kişinin orucunu kasıtlı olarak bozduğu bir eylemin farkında olması gerekir. Bilinçli bir şekilde yapılmış olması önemlidir. Kefaret orucuna nasıl niyet edilir? diye baktığımızda “niyet ettim Allah rızası için 2 ay boyunca kefaret orucu tutmaya” diyerek tek niyetle tüm kefaret orucu tutulabilir mi? Bu şekilde toplu bir niyet arzu edilen, uygun görülen bir niyet şekli değildir. Kefaret orucu niyeti kişinin her gün sahura kalkarak yemek yiyerek bir amel işlemesidir. Kefaret orucu, ramazan kaza orucu niyetidir. Hem imsak vaktinde oruç tutma niyeti, hem de akşam ezanıyla beraber oruç açma niyeti yapılmalıdır. Kişi “niyet ettim Allah rızası için kefaret orucumu tutmaya” diye niyet ederek oruç tutmaya başlar.

Kefaret Orucu Kaç Gün Tutulur?

Orucu bilerek bozmanın kefareti olur. Oruç kefareti, iki kameri ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu kefaretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir. Kefaret oruçlarında ara verilmez. Kadınların özel günleri hariçtir. Adet bittikten sonra kadın tekrar kaldığı yerden oruç tutmaya başlar. Oruç kefareti hesaplama yapılması 60+1 şeklinde olur. İki ay kameri ay esasıyla olur. Özel günlerin her yıl 10 gün geriye geldiğini hesap edersek. Bazen ayların 30 çektiği bazen de 29 çektiği olur. Kişi ayın başlangıcını veya sonunu hesap etmeden orasından da başlayabilir. 30+30: 60 gün oruç tutulur. Bir de bozulan oruç tutulmasıyla 61 gün oruç tutulur. Tutulmayan orucun yani niyetlenip, bilerek bozulan orucun kefareti ödenmiş olur.

Kefaret Orucu Kimlere Farzdır?

İslamın şartları arasında bulunan ve farz bir ibadet olan oruç tutmanın hükmü bilerek bozulması halinde kefaret gerektirir. Oruç tutmakla yükümlü olan kimse Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış olmalıdır. Bu kişiler farz oruca niyetlendikten sonra bilerek, isteyerek yani kasti olarak orucu bozarsa 60 kefaret orucu tutmak zorundadır. Kefaret orucu tutulmazsa, kişi kasıtlı olarak bozduğu orucun telafisi için gerekli olan ibadeti yerine getirmemiş olur. İslam'da oruç tutma, bir ibadet ve Allah'a yönelik bir taat olarak kabul edilir. Bu nedenle, orucu kasıtlı olarak bozan bir kişinin, bu hatasını düzeltmek ve telafi etmek amacıyla kefaret orucunu tutması beklenir. Kefaret orucunu tutmamak, kişinin günahlarından arınmamasına ve oruç ibadetini gerektiği şekilde tamamlamamasına neden olur.

Kefaret Orucunun Yerine Fidye Vermenin Şartları

Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Oruç fidyesi ise her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından günlük miktarının açıklandığı ve oruç tutamayan kişilerin her gün için verdiği paradır. Yaşlılık sebebiyle oruç tutamayacak durumda olan kişiler, oruç yerine fidye ödeyebilir. Kronik bir hastalık veya uzun süreli bir rahatsızlık nedeniyle oruç tutamayan kişiler, oruç yerine fidye ödeyebilir. Hamilelik veya emzirme durumlarında oruç tutmanın sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceği düşünüldüğünden, bu durumdaki kadınlar oruç yerine fidye verebilir. Oruç tutmanın tehlikeli olduğu durumda olanlar ve yolcular fidye verebilir. Bu durumlarda, kişinin oruç yerine fidye verebilmesi için ilgili şartların yerine getirilmesi önemlidir. 2024 yılın fidye bedeli günlük 130 TL’dir. Peki, oruç kefareti kimlere verilir? Fidye, yoksul Müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Bunların dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine kefaret fidyesi verilebilir.

Kefaret Orucu Yerine Başka Bir Şey Yapılabilir mi?

Oruçluyken, bilerek, isteyerek yani hiçbir zaruret hali yokken farz orucu bozan kişi kefaret oruç tutmak zorundadır. Ancak kefaret orucu tutmaya bu kişinin gücü yetmiyorsa yani 60 gün orucu tutmaya manevi (sağlık, yaşlılık vs) imkanı yoksa, 60 fakire kefaret vermesi gerekir. Yani fidye miktarını tasadduk etmesi gerekmektedir. Ancak şöyle bir hataya düşülebiliyor. Kişi Ramazan orucunu tutabiliyor ancak kefaret orucunu tutamıyorum diyerek fidye veriyor. Ramazan ayı orucunu tutabiliyorsa özellikle kış aylarında kefaret orucunu çok kolay bir şekilde tutabilir. Burada mesele zor gelmesi değil tutamamasıdır.

Kefaret Orucu Yerine Altmış Fakire Yemek Vermek

Kefaret orucu, Ramazan orucunu kasıtlı olarak bozan bir kişinin, hatasını telafi etmek amacıyla tutması gereken bir orucu ifade eder. İslamiyette, kefaret orucunu tutamayan kişiler için bir alternatif olarak, 60 fakire yemek vermekle hükümlüdür. Özellikle bir hadis-i şerifte, kefaret orucu tutamayan kişinin, 60 fakiri doyurması gerektiğini belirten bir öğüt yer alır. Bu durumda kişi, orucunu kasıtlı olarak bozduğu gün sayısı kadar fakiri doyurmalıdır. Hz. Peygamber (S.A.V), orucunu bu şekilde bozanların kefaret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir. Örneğin, bir gün orucunu bozan kişi, bu hatasını telafi etmek amacıyla 60 fakire yemek vermelidir. Kişi, fidye verme gibi bağış yoluyla da dünyanın birçok farklı bölgesindeki yoksul kardeşlerine de yemek ikram edebilir.

Kefaret Orucu Tutarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Bir Müslüman’ın herhangi bir mazereti olmadan bozulması ile oluşan ceza, kefaret orucudur. Orucun kefareti ne kadardır diye baktığımızda 60 gün olarak karşımıza çıkar. Ramazan orucunu bozmuş olan kişi ara vermeden iki kameri ay oruç tutar. Kesinlikle ara vermeden tutulması gerekmektedir. Eve misafir geldi, seferberlik (yolculuk) hali oluştu veya hastalık hali oluştu gibi sebepler kabul edilmemektedir. Kişi kefaret orucuna başlarken takvim hesabını iyi yapmalıdır. Oruç tutulması mekruh olan dini bayram günlerine denk gelmemesine dikkat etmelidir. Eğer bunlardan birini zaruret kabul eder ve kefaret orucuna ara verirse tekrar baştan başlaması gerekir. Peki, oruç kefareti tutan bir kadın adet döneminde tutamadığı günleri ne yapmalıdır? Kefaret orucu tutarken adet olan kadın, adet hali bittikten sonra oruca kaldığı yerden devam eder.

Kefaret Orucu Hangi Ayet ve Hadislere Dayanır?

Oruç kefareti Kur’an-ı Kerim’de geçmemektedir. Oruç kefareti ile ilgili herhangi bir ayet bulunmamaktadır. Kur’an’da konular genel olarak özlü olarak kayıtlıdır. Bunun açıklaması Hz. Peygamber (S.A.V) tarafından yapılmıştır. Oruç kefareti Kur’an’da olmasa da Peygamber Efendimizin (S.A.V) bize emanet ettiği hadis-i şerifler vardır. Hiçbir tereddüte yer yoktur. O günden bu güne yaşantı olarak fiilen tevatür derecesine ulaşmıştır. Nasıl ki namazın kılınışı, zekatın verilişi, haccın yapılışı fiilen Peygamber Efendimiz’den (S.A.V) bizzat gösterilip günümüze gelmişse oruç kefareti de böyledir. Hz. Peygamber (S.A.V), orucunu bu şekilde bozanların keffâret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir (Buhârî, Savm, 30 [1936]; Müslim, Sıyâm, 81-84 [1111]. Ebû Dâvûd, Savm, 37 [2393]; İbn Mâce, Sıyâm, 14 [1671]). Oruç keffâreti, iki kamerî ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu keffâretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir (Merğinânî, el-Hidâye, 1/122-123).

Kefaret Orucu Hangi Mezheplere Göre Nasıl Uygulanır?

İslamiyet’te kefaret orucu ile ilgili detaylar fıkhi görüşlere göre değişebilir. Farklı mezhepler ve hukuki görüşler, kefaret orucunun süresi ve nasıl tutulacağı konusunda farklılıklar gösterebilir. Örneğin; Cinsel ilişkide bulunmak. Oruçlu iken cinsel ilişkide bulunmak her iki taraf için de kaza ve kefâreti gerektirir. Meşru bir mazeret bulunmaksızın, gıda veya gıda hükmünde olan ya da yenilip içilmesi mutat bir şeyi bilerek yemek ve içmek Hanefîler'e göre kaza ve kefâreti gerektirir. Şâfiîlere göre ise bu durum sadece kazayı gerektirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Diğer Yazılar

TÜM YAZILARI OKU